Stellantis ve Wayve Torino’da sürüş gösterimi duyurdu
Stellantis, Wayve ile yürüttüğü yapay zekâ destekli sürüş iş birliğini 7-9 Ekim’de Torino’da Fiat 500e ve Maserati Grecale ile sergileyeceğini duyurmuştu.

Stellantis, otonom sürüş teknolojileri şirketi Wayve ile birlikte yapay zekâ destekli yeni nesil sürüş teknolojilerini 7-9 Ekim’de Torino’daki Wave by Vento 2026’da tanıtacağını duyurmuştu. Bültene göre ziyaretçilerin, Wayve AI Driver yazılımıyla STLA AutoDrive sisteminin birleştirildiği Fiat 500e ve Maserati Grecale geliştirme araçlarında kapıdan kapıya, eller serbest ve gözetimli otomatik sürüşü deneyimlemesi planlanıyordu. STLA AutoDrive, Stellantis’in otomatik sürüş platformu; Wayve AI Driver ise Wayve’in yapay zekâ sürüş sistemi.

Bültene göre Technology Made for Humans başlıklı oturumda Stellantis CEO’su Antonio Filosa ve Wayve Kurucu Ortağı ve CEO’su Alex Kendall’ın, yapay zekâ destekli mobilitenin geleceğini ve stratejik iş birliklerinin ölçeklenebilir teknoloji geliştirmeye katkısını konuşması planlanıyordu. Moderatörlüğünü Morgan Stanley Global Embodied AI ve Robotik Stratejisti Adam Jonas’ın üstleneceği oturumun 9 Ekim’de Fucine Main Stage’de yapılacağı duyurulmuştu.
Etkinlik boyunca STLA AutoDrive sistemine sahip Fiat 500e ve Maserati Grecale geliştirme araçlarıyla sürüş gösterimleri yapılması planlanıyordu. Wayve AI Driver’ın entegre edildiği araçların gerçek trafik koşullarında Level 2++ sürüş fonksiyonlarını sergileyeceği belirtilmişti. Level 2++, bültendeki tanımıyla eller serbest ve kapıdan kapıya gözetimli otomatik sürüş anlamına geliyor; sürücü direksiyonu bırakabiliyor ancak sistemi gözetmeyi sürdürüyor. Şirketlere göre sistem, farklı araç ve platformlara uyarlanabilen tek bir yapay zekâ sürüş altyapısına dayanıyor.
Sistem mayıs ayında Stellantis Investor Day’de Jeep Grand Cherokee üzerinde gösterilmişti. Fiat 500e ve Maserati Grecale ile birlikte aynı yapay zekâ sürüş altyapısı, bültene göre üç ayrı araç, platform ve konfigürasyonda kullanılmış oluyor. Bu yaklaşımla her model için ayrı sürüş zekâsı geliştirmek yerine tek bir teknoloji temelinin Stellantis’in farklı markalarına ve mimarilerine uyarlanması amaçlanıyor.

Şirketler, bu sistemlerle günlük sürüşte sürücünün zihinsel yükünü azaltmayı ve daha doğal, kesintisiz ve konforlu bir sürüş sunmayı hedefliyor. Mayıs 2026’da duyurulan iş birliğinin ilk aşaması otoyol ve şehir içinde eller serbest, kapıdan kapıya gözetimli otomatik sürüşe odaklanıyor; sistemin ilk ürün uygulamasının 2028’de Kuzey Amerika’da pazara sunulması hedefleniyor.


