Ertaş Un market rafına giriyor, kurumsal tarafta büyüyor
1993’te Silivri’de kurulan Ertaş Un, kurduğu 5 kiloluk paketleme hattıyla market raflarına giriyor, kurumsal tarafta büyümeyi hedefliyor. Ertaş Un Genel Müdürü Erim Can Taş, şirketin büyüme planını ve sektörün gündemini Perakende Türkiye’ye anlattı.


Ertaş Un’u kısaca anlatır mısınız; 1993’ten bugüne şirket nasıl büyüdü?
Ertaş Un 1993’te Silivri’de kuruldu, fabrikamız 1995’te üretime başladı. Üç kuşaklık un ve değirmen tecrübemizle en yüksek kaliteyi en uygun fiyatla sunmayı hedefliyoruz. Önceliğimiz tüketiciye katkısız ve doğal ürün sunmak. Fabrikamız yüksek otomasyonla çalışıyor; un, buğdayın girişinden paketlemeye kadar el değmeden üretiliyor. Üretimde sürdürülebilir teknolojilere de yatırım yapıyoruz.
Bugüne kadar toptancılara ve fırınlara çalıştınız; perakendeye girme kararını neden şimdi aldınız?
Teknoloji un sektöründe paketli üretimi kolaylaştırdı. Otomasyon ve yapay zekâ, paketli üretim ve dağıtımdaki aksaklıkları azalttı, süreci sadeleştirdi. Bu sistemler fabrika içi taşıma ve paketleme ünitelerine entegre edilince daha hızlı ve daha hijyenik üretim mümkün hale geldi. Artık tüketicinin istediği kalitede ve gramajda ürünü üretebiliyoruz. Biz de bu doğrultuda 5 kiloluk paketleme hattımızı kurduk; fırınlara ve toptancılara verdiğimiz unu artık market raflarına da taşımak istiyoruz. Büyük hacimli üretim gücümüzle zincir marketlerin düzenli tedarikçisi olmayı amaçlıyoruz.


Zincir restoranlar ve unlu mamul zincirleri gibi kurumsal müşteriler tedarikçisinden ne bekliyor; Ertaş Un bu müşterilere ne sunuyor?
Kurumsal müşteri için en önemli konu süreklilik: her şubede, her partide aynı sonucu almak istiyor. Biz bunu ham madde seçimiyle ve otomasyonla yürüttüğümüz üretimle sağlıyoruz. Müşterinin ürününe göre özel un da üretiyoruz; pizza, focaccia ya da börek için istenen özellikte unu hazırlayabiliyoruz. Hedefimiz büyük ölçekli kurumsal firmalarla uzun vadeli çalışmak.
Bu yılki hasat ve buğday fiyatları un sektörünü nasıl etkiledi, yıl sonuna kadar fiyatlarda ne bekliyorsunuz?
Bu yıl çiftçi geçen yıllara göre dönüm başına daha fazla verim aldı, ancak buğdayın genel kalitesi düştü. Bu durum, buğdaya dayalı ürünlerde kaliteyi korumayı bütün sektör için zorlaştırıyor. Biz ham madde portföyümüzü daralttık; yalnızca üst kalite yerli ve ithal buğday kullanıyoruz. Katkı maddesine başvurmadan, doğru buğdayı seçerek kalitemizi belirli bir standardın üzerinde tutuyoruz. Fiyat tarafında ise buğdaydaki yükselişin un ve ekmek fiyatlarına yansımasını ve yıl sonuna kadar dalgalanma yaşanmasını bekliyoruz.
Silivri’de üretim yapmak size ne kazandırıyor; limanlara ve İstanbul pazarına yakınlık işinizi nasıl etkiliyor?
Silivri’de üretim yapmanın bize birçok avantajı var. Bölgede yerli çiftçi yoğun olduğu için ham madde temininde geniş bir seçeneğe sahibiz. Sınır kapılarına ve ticari limanlara yakınlığımız yerli ve ithal buğday alımını kolaylaştırıyor. İstanbul ve çevresine kendi filomuzla hızlı teslimat yapıyor, Türkiye’nin her yerine sevkiyat sağlıyoruz. Yakındaki gümrük kapıları ve limanlar üzerinden unumuzu yurt dışındaki müşterilerimize de ulaştırıyoruz.



